Kategori arşivi: Para

Az miktarda para nasıl değerlendirilir ?

Para, tarihin başlangıcında ticaret için kullanılan bir araç iken, 1900’lü yıllardan sonra amaç haline gelmiştir. Bireylerin çoğu parayı kazanmayı kendine amaç edinmiştir. Kişiler sadece yaşamını idame etmek için değil, ileride daha rahat bir yaşam sağlayabilmek için para kazanmak yoluna girmiştir. Bu amaç uğrunda oluşan sorulardan biriside doğru birikim ile kazanç nasıl sağlanır olmuştur. Ülkemizde bir çok kişi asgari ücretle veya asgari ücrete yakın bir tutara çalıştığı için, az miktar ile birikim sorusu güncel konulardan biri halini almıştır. Bu sorular zamanla şekillenerek, az miktardaki paramı veya birikimimi nasıl değerlendirebilirim haline gelmiştir. İşte bizde bu yazımızda, sizle için bu soruyu cevaplayacağız.

Az miktarda birikim, genelde tasarrufa yeni başlayan veya düşük-orta gelirli kişilerin sağlayabildikleri tasarruf tutarıdır. Az miktar denildiğinde genelde insanların aklına 0 ile 5.000 TL arası bir miktar gelmektedir. Bu düşünce genel olarak yanlış değildir, ama elbette ki istisna durumla mevcuttur. Bireylerin para biriktirmesi özellikle de düşük gelirli olan kişiler için oldukça zaman alan bir durumdur. Öyle bir zaman aralığından bahsediyoruz ki bu durum 1 yıldan 10 yıla kadar değişiklik gösterebilir. Müşterek dünyada ne olacağı belli olmadığı için, kısa zamanda birikim elde etmek daima daha iyi olarak görülmüştür.

Gelişen ticaret ve bankacılık ile birikimlerinizi değerlendirmek oldukça kolay olacaktır. Bu durumda işte sizlere birikimlerinizi değerlendirmeniz için tavsiyeler:

1-Vadeli Hesap

Vadeli hesap açtırma, riski neredeyse olmayan bir birikim değerlendirme yöntemidir. İktisatçıların yaygın kullandığı bir terim olan ‘’risk yoksa kazançta yok’’ tabiri bu durumda geçerliliğini göstermektedir. Vadeli hesap durumunu açıklamak gerekirse; yatırdığınız parayı belirli bir vade süresi dahilince oluşturduğunuz hesap türüdür. Buradaki kazanç durumu vade süresi boyunca, yatırmış olduğunuz birikiminize eklenen aylık faiz oranıdır. Yatırdığınız tutarın büyüklüğüne göre aylık getirisi de artmaktadır. Bu yöntem uzun vadeli süren bir değerlendirme sürecidir. Vadeli hesabı kârlı yapan durum ise riskin az olmasıdır.

2-Döviz-Altın Alım Satımı

Döviz; ülkemizde bulunan yabancı para birimlerine verilen genel addır. Ülkemiz sınırlarında en çok kullanılan döviz türü Dolar’dır. Doların veya altının düşüş gösterdiği bir dönemde buralara yatırım yapabilir ve doların veya altının değerlendiği bir dönemde elinizdeki dövizi veya altını satarak gelir elde edebilirsiniz. Bu işlemlerde risk fazladır, ama riske göre getiri dönem şartlarına değişiklik gösterebilir. Örneğin; Dolar 2 TL iken aldınız ve 6 aylık dönem sonunda Dolar 3 TL oldu. Bu durum size %50’lik bir kâr sağlayabilir. Ama Dolar 2.5 TL olur veya daha kötüsü 1.5 TL’ye düşerse zarar bile uğrayabilirsiniz. Bu yüzden bu piyasa, bilgisi olmayanlar için ekstra tehlikelidir. Çünkü döviz kuru sadece piyasadan değil, ülkelerin izlediği politikalardan da etkilenmektedir. Yine de piyasa ve politika bilgisi olan bireyler için oldukça kârlı bir yatırım olacaktır.

3-Hisse Senedi Alım-Satımı

Bilindiği üzere hisse senedi, şirketlerin ortaklık hisseleridir. Bu piyasadaki risk faktörü döviz kurundan daha farklıdır. Döviz kurunda en kötü durum zarar etmek iken, bu piyasada en kötü durum yatırımınızı kaybetmektir. Hemen korkmayın! Bu piyasa döviz kuruna göre tahmin etmesi daha kolaydır ve bu tür işlemlerde size yardımcı olabilecek bir sürü kuruluş vardır. Hisse senedi alıp satabilmek için bir aracı kuruluş ile anlaşmış olmanız gerekmektedir. Anlaşma dediğimiz durum hisse senedi hesabı açmaktır. Bu araç kuruluşlar bankalar olabildiği gibi, bizim size kişisel önerimiz FOREX gibi sadece bu işlerle ilgilen kuruluşları tercih etmenizdir. Hisse alım-satımı nasıl yapılır ile ilgili sorunuzun cevabını linkteki yazımızı okuyarak edinebilirsiniz.

Broker ne demek?

Devletin veya ticari bir kuruluşun ödünç para almak amacıyla çıkardığı ,bir yıldan uzun süreli, belirli bir faiz getirisine sahip olan ve alınıp satılabilen değerli kağıda tahvil denir. Eğer bu değerli kağıt bir yıldan az süreli ise buna bono  adı verilir. Ekonomi piyasalarında, büyük kuruluşların veya devletin nakit ihtiyacını bankaya borçlanmak yerine halka borçlanmayı tercih etmesiyle oluşturulmuş değerli kağıtlardır. Bu kağıtların bankaya borçlanmaktan üstün yanı, ticari kuruluşun veya devletin ödeyeceği faiz tutarını kendileri belirleyebilmeleridir.

Ülkemizde pek çok geliri yüksek iş olanağı bulunmaktadır. Halk arasında doktor ve mühendis yüksek gelirli iş olarak görülse de aslında ekonomi piyasasında çok daha  yüksek gelirli işler mevcuttur. Bunlar arasında hiç akla gelmeyeceklerden biri olan bankacılık vardır. Fakat bu bankacılık normal bankacılık değil, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nda çalışan olmaktır. MB verilerine göre orada çalışan normal bir memurun maaşı 10.000TL’dir. Yüksek gelirli iş sadece Merkez Bankası ile kısıtlı değildir. Günümüzde aslında yaygın olma potansiyeli artmış bir meslek olan ‘’broker’’ mesleği de yüksek gelirli işlerden birisidir. İşte asıl konumuzda tam burada başlıyor. Bu yazımızda sizlere Broker nedir, ne iş yapar ve nasıl olunur, onları açıklayacağız.

Broker Nedir ve Ne İş Yapar?

Broker, ülkemiz sınırlarında ‘’komisyoncu’’ olarak da adlandırılır, zamanı gelmemiş tahvil ve bonoların belirli bir komisyon karşılığında ödenmesini sağlar. Örnek ile açıklamak gerekirse, 110 TL’lik 1 yıl vadeli bir tahvile sahipsiniz ve şuan nakit ihtiyacınız var veya tahvilinizi bozdurmak istiyorsunuz. 1 yıl vade dolmadığı için tahvili aldığınız kurumdan bozduramazsınız. Bu durumda bir brokera gitmeniz gerekir. Broker tahvili kırmak için size uyguladığı komisyon ücreti ile tahvilinizi 105 TL’ye kırar. Yani 110 TL’lik tahvilinizi sizden, 5 TL komisyon ücreti, ile 105 TL’ye satın alır.

Genel olarak özel şirketlerde portföy uzmanı, yatırımcı uzmanı veya ekonomi dallarında çalışan biri olabilir.

Broker Nasıl Olunur?

Broker olmak aslında çok zor bir işlem değildir. Broker olmak için İstanbul Menkul Kıymetler Borsasından(İMKB) eğitim alarak, kurumun düzenlediği sınavlara başarı göstererek olunabilir.

İMKB eğitimlerini alabilmek içinde bazı şartlar aranmaktadır. Bu şartlar,

  • TC. Vatandaşı olmak
  • Hisse Senedi aracı kuruluşlarında çalışan bir birey olmak
  • 4 yıllık lisans mezunu olmak
  • 21 yaşını doldurmuş olmak

İcra İhalesi nerede ve nasıl yapılır?

İlkel çağda aile olarak yaşayan insanların toplumlaşmaya başlaması ile ortaya çıkan kurallar, zamanla hukuk kuralları yani kanunlar haline gelmiştir. Geçmişten günümüze gelişen ve değişen toplum yapısı gibi kanunlar da değişerek farklı dallara ayrılmıştır. Bu kanunlar arasından en önemlilerden birisi de İcra ve İflas Kanunudur. Bu kanun çerçevesinde ülke vatandaşının hangi şartlar altından icra ve iflas durumuna maruz kalacağını ve ne gibi işlemlere tabi tutulacağını anlatılmaktadır.

Kişilerin borçlarını ödeyememesi günümüzde çok yaygın olan bir durum haline gelmiştir. Sürekli borçlanma yöntemi ile geçimini sağlayan halkımız, ödeme konusunda günün şartlarına göre geri kalmaktadır. Borcun ödenmemesi durumunda ortaya maddi aksaklıkları çıkarmaktadır. Bu aksaklıkların devamı durumunda, borcu veren kişi veya kurumların icra dairesine borçla ilgili gerekli bilgileri vermesi ile icra süreci başlatmasına neden olur. Bu süreç başlangıcında borcu olan kişiye borcunu ödemesi hakkında bir bildiri gönderilir ve bu borcun ödenmesi için bir son gün belirtilir. Bu son günün geçmesi dahilinde haciz işlemleri başlatılır ve borçlu kişinin mallarına icra dairesi tarafından el konulur. Alınan mallar piyasada satışa sunulur ve elde edilen gelirden icra işlemlerinin ücreti dışındaki para borç veren kişiye verilir. Bu işlemler esnasında haciz işlemine maruz kalan kişilerin genellikle en çok sorduğu sorular mallarının nerede ve nasıl satışa sunulduğudur. Bu yazımızda sizlere icra ihaleleri nerede ve nasıl yapılır onları anlatacağız.

İcra İhalesi nerede ve nasıl yapılmaktadır

İcra ihaleleri, haciz işlemi sonucunda el konulan malların açık arttırma yoluyla satılmasıdır. Bu ihaleler internet ve doğrudan olmak üzere iki koşulda yapılmaktadır.

İnternet İhaleleri,

Belirli siteler üzerinden yapılan bir işlemdir. Siteye girip direk sizde haciz edilmiş mala fiyat verebilirsiniz. Genel olarak sabit fiyat üzerinden satışlar mevcuttur ama fiyat verilebilen sitelerde vardır.

Doğrudan İhaleler,

Genelde adliye içerisinde kendisine özel ayrılmış salonlarda yapılır. Fakat haciz edilen malların büyük veya fazla olması nedeni ile farklı yerlerde de olabilir. Genel olarak icra dairesi tarafından icra ihalesi ile ilgili bilgi veren ilanlar yayınlanmaktadır.

İhaleye Nasıl Dahil Olunur,

İhale yoluyla satışa çıkan gayrimenkul veya menkulün o zaman koşullarına göre bilir kişi tarafından belirlenen muhammen bedelinin %20’lik kısmını ödemesi durumunda herkes ihaleye dahil olabilir. İhaleyi kaybetmeniz durumunda yatırmış olduğunuz %20’lik kısım size tekrar ödenir.

Birikim yapmak için Bireysel Emeklilik mi Altın mı?

En çok merak edilen konulardan biri de birikimin hangi yöntemle yapılması gerekliliğidir. Yani tutup dövize mi para yatırmalı? altına mı yatırmalı? yoksa Bireysel Emeklilik sistemine kayıt mı yaptırmalı?  Kafanıza birikim yapmayı koyduysanız bu yöntemlerden hangisini seçerseniz seçin sizin için avantajlıdır. Burada birikim yapmak için altın mı bireysel emeklilik mi sorusuna her ikisinden de elde edilebilecekler düşünülerek yanıt verilmelidir. Bunun için de hem altını hem de BES(Bireysel Emeklilik Sistemi)’i ayrı ayrı değerlendirip oradan bir sonuca varmak lazım.

bireysel-emeklilik-mi-altin-mi-2Bireysel emeklilik sistemi (BES)

Bireysel emekliliğin en cazip tarafı şüphesiz ki devlet tarafından desteklenen bir sistem olmasıdır. BES içerisinde yapacağınız ödemelerde devlet belli oranda primlerinize katkı sağlamakta ve biriktirilen paranın daha hızlı artmasını desteklemektedir. Altınla kıyaslandığında onda elbette bu tarz bir şans bulunmamaktadır. Devlet bu prim desteğini verirken belli şartlar istemektedir. 10 yıl boyunca Bireysel Emeklilik sisteminden çıkmamanız durumda her yatırdığınız 100TL’ye devlet de %25 katkı sağlamaktadır. Yani siz aylık 100TL yatırırsanız devletin vermiş olduğu destekle bu rakam 125TL olacaktır.

Dezavantajları?

Bireysel Emeklilik sistemi’ne dahil oldunuz ve 10 yıl dolmadan çıkmak istediniz. Bu durumda devletin vermiş olduğu %25’lik ekstra miktarlardan kesinti olacak ve bazı vergilerde bu sistem kapsamında biriken paranızdan kesilecektir. Yani 10 yıldan daha kısa süreli bir birikim yapmayı düşünüyorsanız Bireysel emeklilik Sistemi pek de size göre değil.

Bireysel Emeklilik Sistemi kapsamında 1 yıl boyunca aylık 100TL yatırdığınızı varsayalım. Senede 1200TL gibi bir rakam biriktirmiş olacaksınız. Buna %25 devlet desteği de eklenince bu rakam bir anda 1500TL olmuş olacak. Devlet 10 yıl şart koyduğundan dolayı siz bu 1 yılın sonunda çıkmaya karar verirseniz öncelikle devletin vermiş olduğu 300TL geri alınacak ve Devlet tarafından geri kalan paradan da kesintiler yapılacaktır. Yani sizin biriktirmiş olduğunu 1200TL’den de bir miktar kesinti olacak ve bu işten kar edecekken zarar etmiş bir konuma geleceksiniz.

Devlet vermiş olduğu desteği belli seneler için belli oranlarda olacak şekilde belirlemiştir:

a. Bu sistemde 10 yılınızı doldurmuş ve emeklilik yaşınızın gelmesiyle birlikte ayrılırsanız verilen devlet katkısından %100 oranında,

b. 10 sene bu sistemde kalır ancak emeklilik yaşınızın dolmasını beklemeden bu sistemden ayrılırsanız bu durumda devlet katkısından %60 oranında,

c. 6 sene bu sistemde kalır ve sonrasında ayrılırsanız bu durumda devlet katkısından %35 oranında,

d. 3 yıl bu sistemde kalır ve sonrasında bu sistemden ayrılırsanız devlet katkısından %15 oranında,

yararlanabilmektesiniz.

e. 3 sene dolmadan da Bireysel Emeklilik Sistemi’nden ayrılırsanız bu durumda da hiç bir şekilde devlet desteğinden yararlanamamaktasınız.

Bireysel Emeklilik sistemi’nden tam anlamıyla yararlanmanız için 10 seneyi bu sistemde doldurup sonrasında emekli yaşınızı doldurup sistemden ayrılmalısınız.

bireysel-emeklilik-mi-altin-miAltın:

Son 10 yılın altın grafiğini açıp incelendiğinde başlangıç noktasına göre altının kazandırdığını ancak  2011 senesi itibariyle altının düşüşe geçtiği ve o seneden sonrasından bu güne kadar bakıldığında kaybettirdiği gözlemlenmektedir. Uzun vadede düşünüldüğünde altın kazandıran bir yatırım aracıdır. Altından kısa vadede kazanmak için yüksek rakamlarla alım satım yapmak gerekmektedir. Düşük miktarlarda birikim yapan bir kişi için de altın kısa vadeli kazançlar sağlamayacaktır. Bireysel Emeklilik Sistemi’nde var olan sistemden erken ayrılma durumunda oluşacak bir kesintinin altında olmaması bu açıdan altını daha cazip kılabilmektedir. Altın fiyatlarının yükseldiği her an altını satabilir ve bu satış sayesinde para kazanabilirsiniz.

Altın mı Bireysel Emeklilik mi sorusuna cevap biraz da sizin geleceğe bakışınızla doğru orantılı olarak şekillenecektir. Emeklilik için bir yatırım planı düşünüyorsanız bu durumda hiç vakit kaybetmeden Bireysel Emeklilik Sistemi’ne kayıt olmalısınız. Kısa sürede ve sistemden ayrılma kesintisi olmadan birikim amaçlıyorsanız bu durumda Bireysel Emeklilik Sistemi sizin için doğru seçenek değildir. Yani 2 sene gibi bir sürede altından kar elde etmeniz mümkünken, Bireysel Emeklilik sistemi içerisinde kar elde etmeniz için minimum 3 sene bulunmanız gerekmektedir.

Birikim yapmak için hem Bireysel Emeklilik hem de altın

Bireysel Emeklilik sistemi’nden katkı payı ödemelerini siz belirleyebilmektesiniz. Dilerseniz senelik, altı aylık, üç aylık ve aylık ödeme planları oluşturabilirsiniz. Bunun yanında ödenecek tutarı yine siz belirleyebiliyorsunuz. Dilerseniz aylık 100TL ödeyin dilerseniz 1000TL, dilerseniz de daha yüksek miktarlar…

Bu açılardan da bakıldığında birikim yapma planınız varsa bunun bir kısmını Bireysel Emeklilik Sistemi’ne bir kısmını da altına ayırabilirsiniz. Altın almak için kuyumcuya gitmenize de gerek yok! Bankadan altın hesabı açarak dilediğiniz miktarda altın alma şansına sahipsiniz.

Bu sayede kısa vadede altından kar elde etme şansına sahip olmuşken, gelecekte emekli olmanız durumunda da Bireysel Emeklilik Sistemi’nden alacağınız para ile daha rahat bir yaşam sahibi olacaksınız.

Zengin Olmanın Altın Kuralları

Yaşam içerisinde isteklerini elde etmek isteyen insanların neredeyse tümü zengin olmak istemektedir. Zengin olan kişiler maddi anlamdaki isteklerinin birçoğunu karşılayabilmektedir. Hal böyle olunca da zengin olmayan insanlar zengin olmanın altın kurallarını, zengin olmak için nelere dikkat edilmesi gerektiğini öğrenmek istemektedir. Siz de günün birinde zengin olup neredeyse tüm maddi beklentilerinizi karşılayabilecek bir konuma ulaşmak istiyorsanız elbette bu aşamada dikkat etmeniz gereken kurallar zinciri bulunmaktadır.

Zengin Olmak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler:

İsraftan kaçınmak: Bugün zengin olarak karşınızda duran çoğu kişiye baktığınızda israftan uzak bir yaşam sürdüklerini göreceksiniz. Mümkün olduğu kadar az ve öz eşyayla yaşamlarını sürdürdükleri ve tamamen işlerine odaklandıklarını fark edeceksiniz. Facebook’un sahibi Mark Zuckerberg’i incelediğiniz zaman genelde fix kıyafetler giydiğini, aşırı lüks olmayan bir hayat tercih ettiğini fark edeceksiniz. Yani bu insanların zengin olmadan önce ellerindeki parayı veya bilgiyi mümkün olan en iyi şekilde değerlendirerek gereksiz harcamalardan kaçınmış olan insanlardır.

Eldeki parayı doğru şekilde değerlendirmek: Zengin olmak için herhangi bir iş kuracaksanız şüphesiz ki belirli bir sermayeye ihtiyacınız olacaktır. Eğer sadece bilginizi satarak bir şeyler ortaya koymuyorsanız kafanızdaki işi gerçekleştirmek için belli bir paraya ihtiyacınız var demektir. Bu kapsamda elinizdeki parayı en iyi şekilde değerlendirme yollarını araştırmanız gerekmektedir. Elinizdeki paranın yetersiz olduğunu düşünüyorsanız ve yeterli zamanınız varsa bunu arttırmak için çeşitli yatırım araçlarına yönelmeniz gerekmektedir. Bu altın, döviz alım satımı olabileceği gibi banka faizine parayı yatırmak ya da borsa, forex işlemleri yapmakta olabilir. Elbette alacağınız riskleri mümkün olduğu kadar paranızı bölerek almalısınız.

Doğru riskleri almak: Yaşam içerisinde kimi zaman bazı fırsatlarla karşı karşıya kalırız. O noktada bir karar verilmesi gerekir. Verilen karar bir içerdiğinden dolayı doğru yerde doğru riski almak gerekmektedir. Yani o anki aldığınız risk yanlış bir riskse yatırdığınız tüm parayı kaybetmekle karşı karşıya kalabilirsiniz. Risk alacağınız zaman mutlaka o işi detaylarıyla araştırmalı ve iş hakkında edinebildiğiniz tüm bilgileri edinmeniz gerekmektedir.

Bu bahsedilen noktalara dikkat ederek siz de zengin olabilirsiniz.

Zengin Olmanın En Kısa Yolu

Yaşam içerisinde insanların ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için para kazanmaları gerekmektedir. Bu kapsamda akla takılan cevap beklenen soruların başında zengin olmanın en kısa yolu nedir sorusu gelmektedir. Yaşamın parayla bu derece sıkı sıkıya bağlı olduğu tüm süreçlerde para olgusu yerini muhtemelen koruyacaktır. Kimi insanlar zengin olma konusunda başarıyı elde etmişken kimileri de hala bu uğurda ellerinden geleni yapma çalışmaktadır. Siz de günün birinde zengin olmak istiyor ama nereden başlamanız gerektiğini, neler yapabileceğinizi bilmiyorsanız bu yazıda anlatılanları uygulayarak bu konuda başarılı olabilirsiniz.

Hisse Senedi Alıp Satma

Hisse senedi alıp satarak küçük yatırımlarla ciddi paralar kazanabilirsiniz. Bunu yapabilmek için ise hisse senedi işlemlerinin nasıl yapılabileceğini detaylıca öğrenmelisiniz. İnternet üzerinden bununla ilgili detaylı bilgiler edinebilirsiniz. Yeterince öğrendiğinizi düşündüğünüz nokta artık ufak ufak hisse senedi alımları yapmaya başlayabilirsiniz. Düşük rakamdan aldığınız bir hisse senedini daha yüksek rakamlara satarak bu işten kar etmiş olursunuz.

Sayısal Loto, Şans Topu,İddaa,Milli Piyango

Şansa dayalı olan oyunlardan herhangi birini oynayarak oldukça kısa bir süre içerisinde zengin olabilirsiniz. bu oyunların bir kısmını internet üzerinden oynama şansınız varken, bir kısmını da gidip bayiden oynamanız gerekecektir. İddaa konusunda bu konuda tecrübeli olan kişilerin bilgilerinden yararlanarak kazanma olasılığınızı arttırabilirsiniz. Bu oyunların genel itibariyle şans oyunu olduğunu ve kaybetme olasılığınızın her zaman daha yüksek olduğunu unutmamalı ve ona göre paranızı harcamalısınız.

Zengin Biriyle Evlenmek

Bir bayansanız zengin olan bir erkekle evlenerek ya da bir erkekseniz zengin olan bir bayanla evlenerek de kısa yoldan zengin olabilirsiniz. Bu aşamada elbette evleneceğiniz kişiyle hayatınızı geçireceğiniz için doğru karar vermeye de oldukça dikkat etmelisiniz. Unutulmamalı ki sadece para var diye mutluluk gelmeyecektir. Parayı elde etmek isterken, paralı mutsuz bir hayata geçiş yapabilirsiniz. Bu ikisini dengelemek tamamen sizin elinizdedir.

Elde Olana Sahip Çıkmak

Zengin olmak isteyen kişilerin dikkat etmesi gereken en önemli noktalardan biri de elindeki maddi kaynaklara sahip çıkmak olmalıdır. Elindeki maddi kaynakları arttırmak için var olan kaynakları iyi değerlendirmeyi öğrenmelisiniz. Eğer elinizdekini har vurup harman savurursanız bu durumda atmanız gereken adımları atamamanız muhtemeldir. Yatırıma paranızın miktarına göre başlamalı ve bir anda tüm parayı belli bir şeye bağlamamalısınız. Düşük de olsa tüm olasılıkları göz önüne almalısınız.

Diyelim ki bir cep telefonunuz var ve yeni modeli çıktı. Böyle bir durumda gidip hemen onu almamalısınız. Bu örneği diğer ürünler için de çoğaltabilirsiniz.

Emekliyim, Afyonda İş Arıyorum, Neler Yapabilirim?

Afyon, özellikle İstanbul gibi büyük ve karmaşık şehirlerde yaşamaya kıyasla daha sakin, sessiz bir şehirdir. Siz de emekli olmak için gerekli olan şartları yerine getirdikten sonra bu hakkı elde ederek emekli olan kişiler arasına katıldıysanız bu açıdan elbette şanslı sayılırsınız. Yalnız Türkiye şartları düşünüldüğünde eğer bir yatırımınız bulunmuyorsa emekli maaşıyla geçinmeniz pek de kolay olmayacaktır. Bundan ötürü siz de emekliyim, Afyon’da iş arıyorum diyen kitlenin içerisinde yer alabilirsiniz. Bu konuda alternatiflere bakacak olursak:

Yaşlılara bakım:

Yaşça sizden daha yaşlı ve bakıma muhtaç olan insanlara bakarak para kazanabilir ve geçiminizi bu yolla sağlayabilirsiniz. Elbette bu işi yapabilmek için bayan olmanız ve çok fazla yaşlı olmamanız gerekmektedir. Aksi takdirde bu iş için muhtemelen sizi seçmeyeceklerdir. Türkiye şartlarında böyle bir işte çalışarak 1000-1500TL arasında bir rakam kazanabilirsiniz.

Dışarıdan Destek Vererek Çalışmak:

Emekli olduğunuz alanda muhtemelen yeterli tecrübe ve bilgiyi erişmiş olursunuz. Bu bilgilerinizi henüz işi .ok iyi bilmeyen kişileri destekleyerek ya da dışarıdan iş alarak paraya dönüştürebilirsiniz. Bunu yapabilmeniz için daha önce çalışmış olduğunuz çevreyle diyaloğunu koparmamalısınız.

Kendi İşini Yapmak:

Eğer belirli bir sermayeniz varsa başka birinin işlerini yapmak yerine kendi işinizi kurabilirsiniz. Bu anlamda bayilik, Franchising alarak kendini ispatlamış firmaların ürünlerini satarak para kazanabileceğiniz gibi kendi işinizi de yapabilirsiniz. Franchising ya da bayilik almayı düşünüyorsanız bu kapsamda Az sermaye ile bayilik veren firmalar nelerdir yazısını okuyarak bu konuda detaylı bilgiye erişebilirsiniz. Kendi kendinize bir şey yapmak istiyorsanız henüz çok popüler olmamış bir alan seçmelisiniz. Seçtiğiniz alanda alabileceğiniz riskleri belirleyerek ona göre doğru adımlar atmalısınız.

Açık Artırmayla Satılan Dünyanın En Pahalı Arabaları

Açık artırma genelde değeri oldukça yüksek olan eşyalar için yapılan bir satılma yöntemidir. Burada bir noktada değeri biçilemeyen eşyalara değer biçmek için açık artırma yöntemi ile satış söz konusu olmaktadır. Açık artırma heyecanın dorukta olduğu ve kıyasıya bir çekişmenin yaşandığı bir ortamdır. Bir eşya eğer üzerinden epeyce bir zaman geçtiyse ve hala çok kötü bir durumda değilse gittikçe değerlenebilir ve değerinin çok çok üstünde bir rakama satılabilir. Bunun ana sebebi o ürünün bir daha üretilmeyecek ve sınırlı sayıda olmasıdır.

Dünyanın En Pahalı Arabaları

Açık artırma da ne kadar rakibiniz varsa fiyat o kadar artabilir. Çok anlamı olmayan bir vazo ünlü olan birinin evinde öldükten sonra ortaya çıkarsa ciddi rakamlara alıcı bulabilir. Bu da maddi değerden ziyade o kişiye özel olması ve manevi değerin ön planı çıkmasından kaynaklıdır. Şimdi açık artırmayla satılan dünyanın en pahalı arabalarının hangi fiyatlara satıldığına ve hangi modeller olduğuna bakacak olursak:

10.9 Milyon Dolar (Ferrari 250 GT California Spyder)

acik-artirmayla-satilan-dunyanin-en-pahali-arabalari1961 model  Ferrari 250 GT California Spyder açık artırmada 10.9 milyon dolar karşılığında yeni sahibinin olmuştur. 2008 senesinde satılan bu Ferrari modeli açık artırmayla en pahalı satılan araçlar sıralamasından 10. sırayı almaktadır.

11 Milyon Dolar (Ford GT40 Gulf-Mirage Coupe)

1968 model olan Ford GT40 Gulf-Mirage Coupe 2012 senesinde Kaliforniya’da alıcısını bulmuştur. Bu açık artırmada satılan tek Ford model araç budur.

11.3 Milyon Dolar (Ferrari 250 GT California LWB Competizione Spyder)

Bir kişi tarafından değil de Goodling & Company şirketi tarafından 2012 senesinde açık artırmayla satın alınmış bir araçtır. Yine Ford gibi Kalorniya’da yeni sahibi bulmuş bir araçtır. En pahalı araçlar sıralamasında 8. sırayı almaktadır.

11.71 Milyon Dolar (Mercedes Benz 540K Special Roadster)

1936 senesinde üretilen bu araç yine bir önceki Ferrari modelini satın alan Goodling & Company şirketi tarafından satın alınmıştır. Ferrari 250 GT California LWB Competizione Spyder modeli gibi Kaliforniya’da görebileceğiniz bir araçtır.

12.42 Milyon Dolar (Ferrari 250 Testa Rossa)

Yine bir başka Ferrari modeli olan bu araç 2009 senesinde İtalya’daki açık artırma ile satılmıştır. Bu listelere bakıldığında neredeyse tümünün Ferrari olduğu gözlemlenmektedir.

12.8 Milyon Dolar (Ferrari 340/375 MM Competizione Berlinette)

yine bir başka Ferrari modeli olan Ferrari 340/375 MM Competizione Berlinette 1953 model bir araçtır. 2013 senesinde yeni alıcısı tarafından satın alındı.

14.31 Milyon Dolar (Ferrari 250 LM)

Açık arttırmayla satılan en pahalı arabalar sıralamasında 4. sırayı 1964 model olan Ferrari 250 LM modeli almaktadır. 2013 senesinin mayıs ayında İtalya’da yeni sahibini bulmuştur. Yarış arabası prototipi olarak üretilen bir modeldir.

16.42 Milyon Dolar (Ferrari 254 Testa Rossa Prototype)

Açık artırmayla satılan en pahalı arabalar içerisinde 3. sırayı 1957 model olan Testa Rossa Prototype almaktadır. Diğer birkaç Ferrari modelini de rakiplerine kaptırmayan Goodling & Company şirketi 2011 yılında bu aracın sahibi olmuştur. Yarış arabası olarak üretilen bir Ferrari modelidir.

27.51 Milyon Dolar (Ferrari 275 GTB/4 NART Spyder)

Açık artırma ile satılan en pahalı ikinci araba olma özelliğini taşımaktadır. 2013 senesinin Ağustos ayında alıcı bulmuştur. Oldukça değerli bir araç olan bu Ferrari modeli yalnızca Luigi Chinetti tarafından yapılabilmektedir. Oldukça düşük bir sayıda üretilen bu model ciddi bir rakama alıcı bulmuştur.

29.7 Milyon (Mercedes Benz W196)

Açık artırmayla satılan dünyanın en pahalı arabası ünvanı şimdilik Mercedes’te bulunmaktadır. Bonham’s tarafından satılan bu araç 2013 senesinde yeni sahibinin olmuştur. Yarış arabası olan bu araç katıldığı yarışlardan neredeyse hepsinde birinciliği üstlenmiştir.

Patrondan Nasıl Borç İstenir?

Günün birinde nakde sıkıştığınızda kapısını çalacağınız kişilerden biri de patronunuzdur. Hele hele küçük çaplı bir firmada çalışıyorsanız bu şekilde patrondan borç para istemeniz daha kolay olacaktır. Bununla birlikte patrondan borç istediğiniz zaman iş ilişkilerinin bozulabileceğini, bir süre sonra patronun size karşı ön yargılı yaklaşabileceğini de göz önüne almalısınız. Tüm dezavantajlarına rağmen patrondan borç almak için yapmanız gerekenleri yazının devamında bulabileceksiniz.

Patrondan Borç İsteme

1. Patrondan borç istemeden önce gerçekten en doğru seçeneğin bu olduğuna karar verin. Patrondan borç almanın yanında birçok alternatifiniz bulunmaktadır. Bu ailenizden, arkadaşlarınızdan ya da bankalardan borç almak olabilir. Patronla yeterince samimiyetiniz yoksa ve borç alma kotasını çoktan doldurduysanız bu durumda diğer olasılıkları göz önüne almalısınız.

2. Olaya avans alma şeklinde yaklaşın. İnsan kaynaklarına, bölümünüzün müdürü olan kişiye ya da muhasebeye giderek avans alıp alamayacağınızı bizzat öğrenebilirsiniz. Kimi şirketler avans verme konusunda istekli olabilirken, kimi şirketlerde bu konuda pek istekli olmamaktadır. Özellikle sürekli avans alan biriyseniz şirketin size karşı yaklaşımı bu anlamda daha çekimser olacaktır.

3. Patrona geri ödeme şeklini belirleyin ki gözünde güven kazanın. Maaşınızdan daha yüksek bir miktar borç almayı düşünüyorsanız nasıl geri ödeyeceğinizi de planlamalısınız. Mesela her ay maaşınızdan 500TL kesilmesi gibi bir öneriyi patrona sunduğunuzda bu fikre sıcak bakabilir.

4. Patrona gerçek bir gerekçe göstererek borç isteyin. Borcu hangi sebepten dolayı isteyecekseniz onu patrona yalan söylemeden, dolandırmadan aktarın. Yalan söyleyip borcu aldıktan sonra eğer yalan ortaya çıkarsa patronun size karşı yaklaşımı muhtemelen değişecektir. Hatta borcunuz bitmesine müteakip sizi işten bile kovabilir. Böyle bir durumu elbette yaşamak istemezsiniz.

5. Alınan borcu kapatmak için gerekirse ek işler yapın. Şirketinizle bağlantılı ya da bağlantısız ek işler varsa borcunuzu bir an önce kapatmak adına bu işleri yapmanızda fayda var. Patronunuzun parasının çok olduğunu düşünseniz de herkesin kendine göre bir ödemesi, borcu vardır. Bunların hepsini göze alarak karşıdaki kişinin yerine kendinizi koyarak adımlar atmalısınız. Bu anlamda hem borç alırken hem de borcu geri öderken dürüst davranmalısınız.

Verilen Borç Nasıl Geri Alınır?

İnsanlar yaşam içerisinde birbirlerine parası olmaları durumunda borç verebilmektedir. Burada da genelde tanıdığı, güvendiği kişilere borç verme durumu söz konusudur. Arkadaşınıza, kardeşinize, arkadaşınızın arkadaşına borç vermeniz halinde borcunuzu geri alamazsanız bu durumda yapabileceğiniz elbette bazı şeyler vardır. Her şeyden önce borcunuzu verdiğiniz kişi, söz verdiği tarihte borcunu ödemezse bu durumda sizin ilişkiniz artık eskisi olmayacaktır. Çünkü bu süreç sizin aranızdaki arkadaşlık, kardeşlik ilişkisini ister istemez bozacaktır. İşte böyle bir durumda verilen borcu geri almak için yapabilecekleriniz:

Borç Verilen Para Nasıl Geri Alınır?

  • Borç verdiğiniz kişiyle bu konu hakkında konuşun. Borcu her kime verdiyseniz o kişiyi direk karşınıza alın, maddi açıdan sıkıntıda olduğunuzu ve karşı tarafın parayı ne zaman ödeyeceği açıkça belirtmelisiniz. Burada eleştiriden uzak bir yaklaşımla ilk adımı atmanız oldukça önemli olan bir husustur.
  • Borçlu olan kişi borcunun tümünü ödeyemeyecekse ne kadarını ödeyebileceğini öğrenin. Bunun hakkında bir ödeme planı oluşturup borçlu olan tarafın o tarihlerde borcunu ödemesi gerektiğini bir kez daha hatırlayın. Paraya faiz uygulamak gibi yaptırımlar ilişkinizi tamamen bitirebileceğinden dolayı bu şekilde bir yaklaşımdan kaçınmanız daha doğru bir seçenek olacaktır.
  • Borçlu olan taraftan ödemeyi iş yaptırarak almayı düşünün. Mesela bir bahçeniz varsa bahçedeki işleri yapma karşılığında borcunun düşürüleceğini belirtmelisiniz. Bunun gibi alternatif seçeneklerle borç ödemesi yapmasını sağlayabilirsiniz.
  • Eğer kişi borçlarını ödemeye devam etmiyorsa borcunuz karşılığında o kişiden motorunu, arabasını, televizyonunu vb. aletlerini talep etmeyi düşünün. Borçlu olan kişiyle bunları konuşarak bu şekilde bir ödeme yapmasını talep edebilirsiniz.
  • Eğer bu süreçten de paranızı tahsil edemiyorsanız kişiye senet imzalatma yoluna gidebilirsiniz. İmzalanan senetle birlikte kişi bir şekilde daha da yoğun bir sorumluluk altına girmiş olur.
  • Kişi senet imzalatılması sonrasında borçlarını hala ödememekte ısrar ediyorsa avukat devreye sokulabilir. Davanın açılması, avukatın devreye girmesiyle birlikte durumun ne derece ciddi olduğu borçlu olan taraf bildirilmiş olur ve bu şekilde zorla da olsa tahsilat işlemi yapılır.