Kategori arşivi: Girişim

İnternette En Çok Satılan Ürünler Listesi

E-ticaret yapmak isteyen kişilerin dikkat etmesi en temel noktalardan biri de doğru, satılabilecek bir ürünü tespit etmektir. Eğer yanlış/tercih edilmeyen ürün üzerinden e-ticaret yapmaya çalışırsanız bu işten zararla ayrılmanız mutlaktır. Bu bahsettiğimiz şey online satış hakkında tecrübeli olmakla doğru orantılı bir durumdur. Kar elde edebilen ve gün geçtikçe değerine değer katabilen bir şirket olmak gibi bir hedefiniz varsa bu adımı asla es geçmemelisiniz.

İnternetten Alışveriş

Teknolojinin gelişmesi artık insanları mağazalara giderek değil de cep telefonu, tablet ya da bilgisayarlar üzerinden alışverişe yönlendirmektedir. Hal böyle olunca da e-ticaretin hacmi günden güne artış göstermektedir. Elbette bu noktada bazı güvenlik sorunları kişileri tedirgin etmektedir. Kredi kartı ya da bankamatik kartının internette alışverişlerde kullanılması ya da bu bilgilerinin başkalarının eline geçmesi gibi durumlar yaşanmaktadır. Ancak bunlar belli güvenlik önemleriyle büyük oranda aşılmış durumdadır. Hem artık sadece kredi kartı ya da banka kartı ile ödeme değil aynı zamanda kapıda ödeme seçeneği de bulunmaktadır. Bu seçeneklerin de çoğalması satıcıların daha fazla müşteriye ulaşmasına olanak tanımaktadır.

Hangi Sektördeki Ürünler İnternetten En Çok Satışı Yapılan Ürünlerdir?

Alt kısımda hangi sektördeki ürünün daha çok internetten satışının yapıldığını, yıllık hangi oranda satışının gerçekleştiğini ve pazarda hangi oranda bir pazar payına sahip olduğunu bulabilirsiniz. Bu listenın akabinden e-ticaret ile ilgili bazı ipuçları tarafınızla paylaşılacaktır. Bu ipuçlarından faydalanarak işletmenizi daha iyi bir noktaya getirmek için neler yapmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz.

En Çok Satan Ürünlerin Sıralaması

1 – Kadın Giyim
2 – Kitaplar
3 – Bilgisayar Donanımı
4 – Bilgisayar Yazılımı
5 – Giysi
6 – Oyuncaklar / Video Oyunları
7 – Videolar DVD
8 – Sağlık ve Güzellik
9 – Tüketici Elektroniği
10 – Müzik
11 – Takı
12 – Büro malzemesi
13 – Ev Dekorasyonu
14 – Çiçekler
15 – Spor Malzemeleri
16 – Ayakkabı
17 – Küçük Ev Aletleri
18 – Araçlar ve Bahçe
19 – Hediyeler

İnternette En Çok Satışı Gerçekleşen Ürünlerin Sektörleri

1 Kitap, Müzik, Yazılım, Çiçek

Bu sektördeki ürünlerin pazar payı %26 iken yıllık satışı ise 37,5 $ olarak belirlenmiştir.

2 Tüketici elektroniği, bilgisayar donanımları, Ofis malzemeleri 

Bu üç sektör için pazar payı %16 seviyelerinde iken  yıllık satış da 22,8 $ seviyesindedir.

3 Takı, Ayakkabı, Ev dekorasyonu, giyim

Bu 4 sektör için pazar payı %13 dolaylarında iken yıllık satış 26 $ dolaylarındadır.

4 Gıda ve içecek, Güzellik, Sağlık

Bu sektörlerin pazar payı %8 iken, yıllık satış 11,4 $ dolardır.

5 Video oyunları, oyuncaklar, spor malzemeleri

Bu sektörler için pazar payı %7 ve yıllık satış 9,975 $‘dır.

6 Bahçe ekipmanları, küçük ev aletleri, el aletleri, mobilya 

Altıncı sıradaki sektörde yer alanlar için pazar payı %3 ve yıllık satış 4,275 $‘dır.

İnternetten Ürün Satışı Yapacak Kişilere İpuçları

  • İnternetten satış yapacak olan şirketlerin öncelikle güven oluşturması lazım. Kimseyi güvenmediği bir platformdan risk alıp alışveriş yapmaz. bundan ötürü Sanal Pazar, Gittigidiyor gibi büyük platformlarda hesap açarak ve satış gerçekleştirerek kendi firmanızın güvenilirliğini oluşturmalısınız.
  • Hangi sektördeki ürünle ilgili satış yapacaksanız o ürün hakkında edilenebileceğiniz tüm bilgileri edinin. Siz bu alanda en iyi olmak istiyorsanız potansiyel ürün hakkında pazar araştırmasını vb tüm araştırmaları gerçekleştirmiş olmalısınız.
  • Satmayı planladığınız ürün daha önce satışa sunulan bir ürünse bu durumda diğer satıcıları detaylı bir şekilde inceleyin. Diğer satıcıların belirlediği fiyatlardan pazar ortalaması oluşturup o şekilde bir fiyat belirleyin.
  • Küçük promosyan ya da kampanyalar ile müşteri memnuniyeti sağlayabilirsiniz. Mesela kitap satışı yapıyorsanız promosyon kalemler hediye edebilirsiniz.

Bu alandaki görüş ve önerilerinizi mesaj bölümünde dilerseniz bizimle paylaşabilirsiniz.

İş büyütmenin yöntemleri

İşyerinizdeki başarının artışı, sizi işinizi büyütmek için farklı yollar arayışına sokabilir. Bizde bu yazımızda, sizlerin işini kolaylaştırmak için, iş büyütmenin yöntemlerini sıralayacağız.

İş büyütmenin yolları

  1. En bilindik yöntem yeni bir şube açmaktır. Yeterli sermayeyi sağladıysanız, yeni bir tane şube ile gelirlerinizi arttırabilirsiniz. Bu konuda dikkat etmeniz gereken, şubeyi açtığınız bölgedir. Şehirlerin genelinde en işlek caddeler en pahalı yerlerdir. Bu yüzden açacağınız yeni şube için ayıracağınız sermaye, ileride daha fazlasını kazanabileceğiniz bir bölgede olmalıdır.
  2. Bayilik verin. Burgerking gibi köklü şirketler bu yöntem ile çok para kazanmaktadır. Bayilik vermek; şirkenizin ismini kiralatmanızdır. Yani anlaştığız bir kişi veya kuruma şirketinizin veya işyerinizin adını kiralarsanız. Bunun sonucunda belirlenmiş zamanlar aralığında kira ücreti alarak gelir elde edebilirsiniz.
  3. Tek çaplı iş büyütmeye gitmeyin. İşinizi büyükmek için yeni bir şube açmak çok karlı olabilir. Bunun yerine tamamlayıcı ürünlerin satışını yapabilirsiniz. Örneğin; Koton tarzı bir giyim firmanız varsa, yeni bir şube açmak yerine kumaş, deri ürünleri gibi üretim yapan bir bayilik açarak tamamlayıcı ürün satışıda yapabilirsiniz.
  4. Pazar alanınızı geniş tutun. Satış yapmış olduğunuz piyasada memnunsanız, yeni piyasalara geçerek satışlarınızı arttırabilirsiniz. Örneğin; Karabükte bir konfeksiyon sahibisiniz ve satışlarınızdan gayet memnusunuz. Eğer işinizi büyütmek isterseniz İstanbul, Denizli gibi farklı piyasalarda da bayilik açabilirsiniz.
  5. Bir şirket ile birleşin veya başka bir şirketi satın alın. Büyümenin en etkili yöntemlerindendir. Tamamlayıcı ürünleri satan bir firma ile birleşerek veya o firmayı satın alarak büyüme gerçekleştirebilirsiniz.
  6. Ülke dışı ticarete yönelin. Ülke içerisindeki satışlarınız sizi tatmin ediyorsa, üretiminizi artırarak ve yurt dışında sizi temsil edecek bir kurum veya kuruluş bularak işinizi büyütebilirsiniz.
  7. İnternet üzerinde satış yapmaya başlayın. Günümüzde bir çok kişi alışverişlerini internet üzerinden yapmaktadır. Bundan dolayı internet üzerinde satışa başlamanız, işinizi büyütmenize yardımcı olacaktır. Sizlere internet satışında önermiz, satışlarınızı arttırmak için kampanyalar yapabilirsiniz. Örneğin; bir çok tüketici ücretsiz kargo olan satışları diğerlerine göre daha çok tercih etmektedir.

Girişimci kime denir?

Bir çok insan risk alarak, kendi işini kurmak ister ve bu isteğini hayata geçiren kişiye girişimci dendiği düşünülür. Girişimcinin tanımı bu kadar basit değildir. Çünkü bir girişimci olabilmek için illa iş kurmanız gerekmez. Gişimcinin tanımı ise; yaptığı işi sahiplenerek, gerektiğinde risk alabilen ve büyük çaplı düşünen kişidir. En genel tanımı bu olmakla birlikte, girişimci sıfatına sahip olabilmek için gereken bazı şartlar vardır. Bu şartları gerek kişinin iş ortamı gerekse özel hayatı şekillendirmektedir.

Girişimci Olabilmek İçin Gereken Şartlar;

Cesur olmalıdır. Cesaret, her önünüze gelen işi yapmaya çalışmak değil, doğru yerde ve zamanda risk almaktır. Girişimci bir kişi risk almasını beceremezse, girişimci ünvanını hak etmiyor demektir.

Yardım almayı bilmelidir. Girişimci kişi, her işi kendi başına yapmaya çalışmaz. Herkesin uzman olduğu bir konu vardır ve yapılması gereken işin doğrultusunda uzman kişilerden yardım almayı bilen kişidir girişimci.

Lider olmayı bilmelidir. Girişimci takım çalışmasının nasıl yapıldığını bilmelidir.(Takım çalışması ve liderlik iç içe konular olduğu için aynı başlıkta ele aldık) Grup içersinde doğru iş dağıtımı çok önemlidir. Gerçek bir lider bu işin üstesinden hemen gelir. Girişimciler ile bir sonraki madede anlatacağımız gibi vizyon sahibi kişiler olduğu için, kimin hangi işte daha iyi olduğunu rahatlıkla anlayabilmektedir.

Vizyon sahibi olmalıdır. Bahsetmiş olduğumuz şartlardan en önemlisi budur. Çünkü girişimci işlerini günü kurtarmak için değil, ileride daha iyi bir konuma gelmek için yapar. Bundan dolayı vizyon sahibi biri olmalıdır ve ileriye yönelik olayları tahmin edebilmelidir.

Geçmişi bilmeli ve gündemi takip edebilmelidir. Gelecek konusunda tahminde bulunabilmek için, önce geçmişi bilmeli ve gündemi doğru şekilde takip etmemiz gerekir. Bu koşulda bir gişimci geçmişte yaşanmış olayları bilmeli ve gündemi doğru şekilde takip ederek, gelecek hakkında tahminlerde bulunabilmelidir.

Maalesef ki günümüzde bir girişimci olmak, sermayeniz olmadığı taktirde, gereksiz bir yetenek olarak görülüyor. Globalleşen dünyada, gelişen piyasa ortamı ve artan işsiz sayısı ile şirketler sadece ne kadar ucuza eleman çalıştırabilirim derdinde.

Tam rekabet piyasası diye adlandırılsa da monopolleşen bir bir piyasa ile karşı karşıyayız. Eskiden üretimde olan kalite ve emeğe saygının yerini günümüzde hızlı ve kalitesiz üretim almıştır. Özel şirketlerin çoğu kâr etme çabasında olduğu için emeğe saygı kalmamıştır. Ama bu durum tek taraflı bir sorun değildir. İş bulma konusunda halk tabiri ile kör ve dilsiz olan toplum, haklarını savunmak yerine susarak iş verenleri bu konuma getirmiştir.

Yazımının üst kısmında girişimci olmak için gereken şartları sıraladık. Bunlar içerisinde bir tanesinden bahsetmedik. Bu şart; bilinçli olmaktır. Bu şartı yukarıda bahsetmememizin nedeni, sadece girişimci olmak için değil, hem üretici hem tüketici olmak için gereken bir koşul olmasıdır.

Dipnot: Kör ve dilsiz olmak; olaylar karşısında, doğruyu görüp hiçbir şey yapmamaktır. Yani susmak ve göz ardı etmektir. Neyi nasıl yaptığını bilen ve yaptıklarının sonucunu tahmşn eden veya gören kişiye biliçli kişi denir.

İş Kurma Aşamaları

İş kurmayı kafaya koyan girişimciler belli başlı aşamaları doğru şekilde atlatarak hayallerindeki işi gerçeğe dönüştürmüş olurlar. Bu aşamaların her biri atlanmadan yapılmalıdır. Aksi durumda ileriki süreçte bu eksiklikler mutlaka kendini hissettirecektir. Şimdi detaylıca iş kurma aşamalarının nelerden oluştuğunu inceleyecek olursak:

İşletmenin Kurulacağı Yer:

Yeni kurulacak bir işletme için maddi kaynakların sınırlı olduğu aşikardır. Böyle bir durumda ilk yapılacak şey düşük maliyetli olan ve en fazla verim alınabilecek bir yerin seçimidir. Yer seçimi işletmenin faaliyetlerinin doğru bir biçimde yürütmesi açısından oldukça önem arz edecektir. Kuruluş yeri seçilirken rastgele bir seçim yapmaktan kaçınılmalı ve detaylı bir araştırma içerisine girilmelidir. Bütün bu araştırmaların sonucunda en uygun kuruluş yerinin seçimi yapılmalıdır.

  • Ekonomik faktörlerin göz önünde bulundurulması da bu aşamada önemli kritlerlerdendir. Enerjinin nasıl ulaştırılacağı, nasıl kullanılacağı yine aynı şekilde işletme faaliyetlerinin sürdürülmesi için hammaddenin nasıl ulaşacağı gibi konularda yer seçimi açısından önem arz edecektir.
  • Seçilen yerin arazi, iklim, ısı, nem gibi faktörler göz önüne alındığında işletmenin faaliyetini olumsuz etkielemeyecek bir yer olması da önemli olan bir diğer husustur.
  • İşletmenin yerleşim merkezlerine ne kadar uzak ya da yakın olduğu bir başka husustur. Kişiler çalıştığı yerlerin sosyal olanaklara da yakın olmasını talep eder. Bundan dolayı da kurulacak olan işletmenin sosyal olanaklara çok uzak olmaması gerekmektedir.

İşletmenin Karşılaşacağı Ekonomik Faktörler

Bir işletme için ekonomik faktörlerin belirlenmesi bir noktada tahmin edilen gelirin gideri karşılayıp karşılayamayacağının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda hammadde maliyeti, işletmenin ihtiyaç duyduğu enerji maliyet, çalışan kişilere yapılacak ödemeler, işletmenin inşaatı için gerekli maliyet, taşınacak bir ürünse taşıma masrafları gibi faktörler ekonomik açıdan aşılması gereken durumlar olarak kaşımıza çıkmaktadır.

  • Hammadde: Kurulacak olan işletme hammadde kullanarak bir ürün üretecekse bu durumda hammaddenin durumuna göre hammaddenin çıkarıldığı yere yakın olmak durumunda kalabilir. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde işletmenin kurulacağı yer ister istemez daha pahalıya mal olan bir yer olabilir.
  • Enerji maliyeti: Devlet işletmeler için çeşitli olanaklar tanısa da bir fabrikanın harcayacağı enerji miktarı ciddi rakamlar tutabilmektedir. Bundan dolayı işletme kuruluş aşamasında bu faktörün de göz önüne alınması gerekir.
  • İşçilere ödenecek maaş: Elbette işletmenin zamanında işlerini yetiştirebilmesi için belli bir işçiye ihtiyacı olacaktır. Bu kapsamda ne çok az ne de çok fazla işçi çalıştırılmalıdır. Gerçekten iş için gerekli olan işçi sayısı tespit edilmelidir.
  • Taşıma maliyeti: Üretilen ürünlerin taşınması işletmenize belli bir maliyet olarak yansıyatacaktır. Kuruluş aşamasında bu maliyetleri göz önüne alarak ona göre bir fiyat politikası belirlemeniz işletmenin geleceği için önem arz edecektir.
  • Pazar araştırması: Girmiş olduğunuz piyasada yapacağınız işi yapan diğer firmaları araştırmalı ve sizin satacağınız ürünleri nasıl bir fiyata sattıklarını öğrenmelisiniz. Ayrıca piyasanın bu üründen beklentilerini de detaylı bir şekilde öğrenmelisiniz ki siz de bu ihtiyaçları karşılayabilir.

İş kurmak isteyen kişiler bu aşamaları dikkatli bir şekilde tamamlarsa işletmelerini hayata geçirmeleri için yapması gerekenleri tamamlamış olacaktır.

Girişimciye 50 Bin TL Hibe Başvuru Şartları Belli Oldu

Hükümetin seçimden önceki vaatlerinden biri de 50 Bin TL hibe ile 100 bin TL’ye kadar verilecek olan faizsiz krediydi. Asgari ücreti 1300TL yapmalarıyla birlikte vaatleri bir bir gerçekleştirmeye başladılar. Girişimleri olup bu girişimlerini maddiyat olmaması sebebiyle yerine getiremeyen kişilerin yüzlerini güldüren bu vaat için de başvuru şartları belirlenip kamuoyuna duyuruldu. Girişimini hayata geçirmek üzere iş kurmak isteyen herkes 50 Bin TL hibe ve 100 bin TL faizsiz kredi başvurusunda bulunabilecektir.

Ak Parti’nin seçilmesi ve yeniden tek başına hükümetin başına gelmesiyle birlikte Başbakan Ahmet Davutoğlu verilen sözün arkasında olduklarını yineledi. 24 Aralık tarihinde de bu konuda ilk adımın atılmasını sağladı. Hibe desteğine başvuruların 2016’nın Ocak, Şubat ayları gibi başlanacağı tahmin ediliyor. Bununla birlikte başvuruda bulunacak kişilerin kendini hazırlaması için şartların neler olduğu belirlenerek kamuoyu ile paylaşıldı.

KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) tarafından verilecek olan bu hibe ve faizsiz kredi destekleri sayesinde işletme kurmak isteyen kişilere yeni bir umut kapısı açılmış durumdadır. Bu bağlamda Devlet Destekli Hibe Kredi Nedir? Nasıl Alınır? başlıklı yazıyı okuyarak konu hakkında detaylı bilgiye erişebilirsiniz. 

KOSGEB Yeni Girişimci Desteğine Kimler Başvuruda Bulunabilir?

Seçimden önceki süreçte bu desteğin yalnızca genç girişimcilere verileceği duyurulmuş olsa da sonraki süreçte başvuru şartlarını sağlayan tüm kişilere yaş farkı göz etmeksizin 50 Bin TL hibe ile 100 Bin Tl faizsiz kredi desteğinin sağlanabileceği belirlenmiştir. Yani orta yaşlı da olsanız genç de olsanız bu desteğe başvuruda bulunabilirsiniz.

Hibe 50 Bin TL tutarak kadar karşılıksız verilen bir destektir. İşletmeniz için KOSGEB’e sunduğunuz dosya uygun görülürse hibeden yararlanabilmektesiniz. Bu rakam işletmenizi kurmak, girişiminizi gerçekleştirmek için yetmeyecekse bu durumda 100 Bin TL’ye kadar faizsiz kredi desteğini kullanabilmektesiniz.

50 Bin TL Hibe desteği kapsamı nelerdir?

Bu destek kendi içerisinde işletme giderleri, ofis, makine, teçhizat desteği ve işletmenin kuruluş desteği olarak belli limitlere sahiptir. Yani bu kalemlerden herhangi birine bu belirtilecek rakamlardan daha fazlasını harcayamazsınız.

1. İşletme giderleri için:

Bu destek için maksimum 20 Bin TL limit belirlenmiştir. İşletmenin personeline ödeyeceği maaşlar, ilgili işletmenin kurulacağı mekanın kirası gibi işletmenin gideri olarak sayılan hususlar için bu limit belirlenmiştir. Bu şartlara uyup hibe desteğini alırsanız personel maaşlarını ve kira giderlerinizi bu para ile karşılayabilirsiniz. Bunun en güzel tarafı ise geri ödenmeyecek olmasıdır.

2. Ofis, makine, teçhizat desteği:Bu kapsamda verilecek olan destek 25 Bin TL ile sınırlandırılmıştır. İşletmeyi faaliyete geçirebilmek için gerekli olan makineler, ofis malzemeleri ve diğer teçhizatlar bu tutar ile karşılanabilmektedir.

3. Kuruluş desteği: Bu kapsamda iş planının yapılması, fizibilite çalışmaları, hukuki, teknik ya da mali danışmanlık gibi konular için ayrılan miktar maksimum 5 Bin TL olarak belirlenmiştir.

 

Bu şartları inceledikten sonra sizin işletmeniz için 50 Bin TL hibe desteğini yeterli bulmuyorsanız 100 Bin TL tutara kadar verilen faizsiz krediye de hibe ile birlikte başvurma şansına sahipsiniz.

50 Bin TL Hibe ve 100 Bin TL’ye kadar krediye nasıl başvuru yapılır? Başvuru şartları nelerdir?

Bu başvuru için sırayla yapmanız gerekenler:

1. KOSGEB tarafından girişimcilik eğitimi verilecek.

2. Projenizi düzgün bir şekilde sunmanız istenecek.

3. KOSGEB kurulu projeyi değerlendirerek ya olumlu ya da olumsuz bir yanıt verecek.

4. Projeye olumlu bir yanıtla dönüş yapılırsa destek almaya hak kazanacaksınız.

E-Ticaret nasıl yapılır?

Ticaretin elektronik ortamda yapılan haline e-ticaret ya da elektronik ticaret denir. E-Ticaret ile herhangi bir hizmet ya da ürün alacaksınız, ürünün veya hizmetin satıldığı yere gitmezsiniz. E-ticaret sitesini kapınıza kadar ilgili ürünü gönderir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanlar e-ticaret siteleri üzerinden daha çok alışveriş yapmaya başlamıştır. Bu da işlemlerin daha güvenli ve hızlı bir şekilde gerçekleşmesini gerektirmiştir.

E-ticaretin özellikleri

Herhangi bir ticari işletmede olduğu gibi e-ticaret’te de minimum iki taraf bulunur. Bunlardan biri ürünü satan, diğeri ürünü alan kişi veya kurumdur. Alıcı ve satıcı olan kişi veya kurumlar online ortamda e-ticaret sitesi aracılığıyla buluşmuş olurlar. Ürünü alacak olan kişi istediği ürünü e-ticaret sitesi üzerinden seçer, bilgilerini girer ve satıcı olan tarafa sipariş vermiş olur. Ürünü veya hizmeti satan kişide alıcının sipariş verdiği ürün stoklarında varsa direk kargolar ve gönderir, stoklarında yoksada öncelikle temin eder sonrasında gönderir. E-ticaret alanında uzmanlaşmış kişi veya kurumlar belli bir süre içerisinde alıcının memnun kalmaması durumunda ürününü iade alır. Alıcı olan kişi kredi kartı, paypal, sanal kart vb. aracılığıyla ödemesini gerçekleştirir.

PayPal nasıl kullanılır makalesini okuyarak PayPal kullanımı hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Yine benzer şekilde Sanat Kart nasıl oluşturulur yazısını okuyarak Sanal kart oluşturma hakkında detaylı bilgiye erişebilirsiniz.

İnternetten yapılan ödemelerin haricinde kimi e-ticaret siteleri kapıda ödeme seçeneğini de aktif etmiş durumdadır. Kapıda ödeme seçeneği sadece peşin ödemeler için geçerli olabilirken, kredi kartıyla ödeme seçeneği taksitli olarak gerçekleştirilebilir. Ürünü alacak olan kişi, ürüne elle dokunup deneyemese de e-ticaret sitesindeki resimlerden ve internetteki yorumlardan bilgi sahibi olabilir. Bu anlamda e-ticaret sitesi ürünün fotoğraflarını ne derece ilgi çekici hale getirirse müşteriyi o derece yakalayabilir. İnsanların bir çoğu Çin gibi daha ucuza ürünler alınabilen ülkelerdeki hizmet veren e-ticaret sitelerinden alışveriş yapmaktadır. Bu sayede Türkiye’de satın alacakları fiyatlarını yarısı gibi rakamlara aynı ürünü alabilmektedir. Eğer e-ticaret olmasaydı böyle bir imkanda doğmayacaktı.Tek yapmanız gereken e-ticaret sitesine girmek ve ürünü seçip alışverişi tamamlamaktır.

E-ticaret nasıl yapılır?

E-ticaret web sitesi üzerinden yapılabileceği gibi facebook, twitter, instagram gibi sosyal mecralar üzerinden de yapılabilmektedir. Site üzerinden e-ticaret işi yapmak istiyorsanız ya hazır web site temalarından seçim yapmalı ya da alanında uzman olan bir kişi veya kuruma web sitesi tasarlatmalısınız. Web sitesi seçimi ya da tasarımının ardından ürünlerinizi web sitesine girmeli ve müşteriye en iyi şekilde sunmalısınız.

Ürünü almak isteyen kişi sizden sunduğunuz ürünü çekilmiş olan görsellerden inceleyerek karar verir ve olumlu bir karar verdiyse ürünü belirlediğiniz ödeme yöntemlerinden biriyle satın alır. Ödeme yöntemleri çok çeşitli olsa da genel olarak insanların tercih ettiği ödeme şekli internette kredi kartı aracılığıyla yapılan ödemedir. Ödemeye dair onayın alınmasıyla birlikte satıcı ürünü paketleme ve kargolama adımına geçiş yapmış olur. Ürünü alan kişilerin en önem verdiği konulardan biri de ürünün en kısa sürede ulaştırılmasıdır. Buradaki hızınız sizi diğer e-ticaret firmalarından ayırabilir.

E-ticaret yapmak için sadece web sitesi açmanıza gerek yoktur. İnternetten hizmet veren gittigidiyor gibi sanal pazarlar aracılığıyla da ürünlerinizi müşterilere tanıtıp satışını gerçekleştirebilirsiniz. Sermayesi olmayan kişiler için bu yöntem daha doğru olabilir. Bu tarz sanal pazarların kitlesi daha geniş olduğu için belli bir noktaya kadar bu sanal pazarlar üzerinden satış işlemi gerçekleştirilebilir. Tabi ki bu sanal pazarlar belirli yüzdelerle çalışmaktadır. Yani satmış olduğunuz her üründen belli bir yüzde de ilgili sanal pazara vermeniz gerekir.

Bu yöntemlerden size uygun olana karar verip e-ticaret yapmaya başlayabilirsiniz.

Ayrıca Bakınız: E-Ticarette nasıl başarılı olunur?

E-Ticarette nasıl başarılı olunur?

Teknolojinin gelişmesi, internet kullanımının ciddi derecede artış göstermesiyle birlikte hemen hemen aradığınız her şey birileri tarafından satılmakta ve birileri tarafından satın alınmaktadır. İnternetin hayatımızdaki önemi o derece arttı ki, artık neredeyse internetsiz nefes alamaz, adeta hiçbir şey yapamaz hale geldik.

İnternetin bu denli hayatımıza girmesiyle elektronik ticaret (e-ticaret)’de ciddi şekilde rağbet görmüş ve insanlar tarafından tercih edilir olmuştur. Artık hemen hemen mağazası olan firmaların hepsi internet üzerinden de satışlara başlamıştır. Elbette sadece büyük firmalar değil, küçük firmalarda bu işten pay sahibi olmuştur. E-ticaretin avantajları ve e-ticaretin dezavantajları yazılarını okuyarak e-ticaretin hem alıcıya hem de satıcıya sağladığı avantaj ve dezavantajları öğrenebilirsiniz. E-ticaretin belki de en büyük sorunu güven problemidir. İnsanlar kredi kartıyla alışveriş yapmakta ve ufacık bir güven sorunu duyduğunda kendini geri plana çekmektedir. Güven problemi aşılamazsa bu e-ticaret sitesinin satışlarını etkileyebilir. Güven probleminin aşılmasından sonra E-ticarette başarılı olmak için nelere dikkat edilmeli? nasıl başarılı olunur gibi sorulara yanıt bulacak olursak:

E-ticarette başarılı olmak

1. Ürün görseli: Herhangi bir sektörde e-ticaret siteniz varsa ürün görsellerine ayrıca bir önem vermelisiniz. Ürünü satın almayı düşünen kişi sizin e-ticaret sitenize girdiğinde öncelikle ürünün görsellerine ya da videolarına bakar. Siz ilgili ürünü iyi fotoğraflamadıysanız bu satın alacak kişinin gözünde olumsuz bir durum oluşturabilir ve bu müşteriyi kaçırabilirsiniz. Ürünle ilgili koyacağınız fotoğrafın hem sadece hem de ilgi çekici olması gerekmektedir. İlgili ürünün arka planın genelde beyaz veya düz renk olması de ayrıca önem arz eden bir durumdur. Bununla birlikte ürünün nasıl kullanılacağı ile ilgili fotoğraflar da çekmeniz ürünü olan ilgiyi ve dolayısıyla da satışlarınızı arttıracaktır.

2. Makul fiyatlar: Satmak istediğiniz ürün için piyasa araştırması yapmalısınız. İnternetten online olarak satış yapan diğer e-ticaret siteleri satmak istediğiniz ürün ve benzerlerini hangi fiyatlara satmaktadır? Siz onlardan farklı olarak fiyat yönünden nasıl farklı avantajlar sunabilirsiniz? Bunları göz önüne alarak fiyat belirlemeli, ne çok ucuza satmalı ne de çok pahalıya satmalısınız. Bu konuda hakkında detaylı bilginiz yoksa alanında uzman olan herhangi bir kişiden destek alabilirsiniz.

3. Sattığınız ürünlere hakimiyet: Sattığınız ya da satmak istediğiniz ürünü herkesten daha iyi tanımalısınız. Buna hakim olmanız e-itcarette başarılı olmak için atmanız gereken önemli adımlardan biridir. Bu hakimiyetle ürünün negatif ve pozitif yönlerini bilebilir ve ona göre önlemler alabilirsiniz.

4. Reklam vermek: Herhangi bir ürünü, e-ticaret sitesini tanıtmanız için reklam vermek en doğru yol olacaktır. Reklamla hemen hemen Türkiye’deki herkese ulaşabilir ve ürününüzü, markanızı tanıtabilirsiniz. Yapacağınız reklamlar ilgi çekici ve akılda kalıcı olmalıdır. Özellikle sosyal platformlardan reklam vermeyi düşünüyorsanız bu durumda hedef kitle seçimine önem vermeniz gerekmektedir.

5. En ön planda müşteri memnuniyeti: Ticaretin ana kuralı müşteri memnuniyetidir. Elbette e-ticaret içinde bu durum geçerlidir. Müşteriye alttan alan bir tavırla anlayışlı bir biçimde yaklaşmalısınız. Eğer müşteriyi memnun ederseniz o size yeni müşteriler kazandırabilir ve bu sayede de satışlarınız günden güne artabilir. Ürünün müşteriye her şeyiyle sorunsuz ulaşmasını sağlamalı ve sonrasında de müşterinin memnun olup olmadığını anlamak için çeşitli anketler düzenlenmelidir.

Eğer bu 5 maddeye uyulursa E-ticarette başarılı olmak için yapılması gerekenleri büyük ölçüde yapmış olursunuz.

E-Ticaretin avantajları nelerdir?

Teknolojinin gelişmesi, internet kullanımının gittikçe yaygınlaşmasıyla birlikte insanların ticarete bakış açıları da değişmeye başladı. İnternet sayesinde sadece dükkanlarda yapılan ticaret adeta insanların evinin içine, cep telefonuna, bilgisayarına, tablet cihazlarına kadar girmiş oldu. Ticaretin bu derece elimizin altına gelmiş olması elbette bazı avantajları ve dezavantajları beraberinde getirdi. İnternet üzerinden e-ticaret sitelerinden alışveriş yapmak elbette oldukça hızlı, pratiktir. Markalaşmış bir çok e-ticaret sitesi mobil uygulamaları sayesinde artık her yerden ulaşılabilir konumdadır. Peki genel olarak bakıldığında e-ticaretin üreticiye ve tüketiciye sağladığı avantajlar nelerdir? neden e-ticaret yapılmalıdır? gibi sorulara yanıtlar bulacak olursak:

E-Ticaretin avantajları

Elektronik ticaret (e-ticaret) en yalın haliyle ticari işlemlerin elektronik ortamda yapılabilmesi olarak tanımlanır. E-ticarette alıcı ile satıcı direk irtibat halinde değildir. Satıcı olan taraf web sitesi aracılığıyla ürünü kullanıcıya sunar, alıcı olan tarafta web sitesinde gezinerek istediği ürünü seçerek satın alır. Haftanın 7 günü, 24 saat boyunca alışveriş etme şansına sahip olunur.

1. Düşük maliyet: Real olarak bir mağaza bulunmadığından dolayı mağazanın olmasından dolayı oluşacak giderler olmayacaktır. Bu da satıcının ürünü daha ucuza satmasını, alıcının da bu ürünü daha ucuza almasını sağlayabilir. Bilindiği üzere herhangi bir mağaza açıldığı zaman bu mağazanın faturaları, kirası vb. masrafları ister istemez ürün fiyatına dahil edilmekte ve ürün olması gerektiğinden daha yüksek bir miktara satılmaktadır.

2. Stoklama gereği yok: Herhangi bir firma sadece e-ticaret ile müşterilerine hizmet veriyorsa bu durumda stok yapma derdi olmayacaktır. Bu işletme sahibi için oldukça iyi bir avantajdır. Satıcının bu sayede riski minimum seviyeyi inmiş olacaktır. Alıcı ürünü sipariş ettiğinde satıcı internet üzerinden satış olmasından dolayı belli bir süreç içerisinde alıcıya ürünü ulaştırmalıdır. İşte bu süreç içerisinde stokta bulunmasa da ürünü temin ederek alıcıya ulaştırabilir.

3. Her gün her saat alışveriş: Bugün herhangi bir AVM’deki ya da sokaktaki mağazaya gittiğiniz zaman yalnızca belli saatler arasında alışveriş yapma şansına sahipsiniz. Ancak internetten üzerinden yapacağınız alışverişlerde herhangi bir saat sınırlaması bulunmamaktadır. Bundan dolayı istediğiniz saatte e-ticaret sitesine girerek alışverişinizi gerçekleştirebilirsiniz. Bu hem satıcı açısından hem de ürünü alacak kişi açısından önemli avantajdır.  Ticari faaliyetler 24 saat devam eder, satıcı her daim ürününü satın alır. Alıcı da her daim istediği ürüne daha az efor sarf ederek ulaşır.

4. Daha geniş kitlelere hitap etmek: Varsayalım ki sadece Ankara’da bir mağazanız var. Bu durumda sizden ürün almak isteyen insanların Ankara’ya gelmesi gerekecek ve ister istemez alışveriş yapacak kitleniz sadece Ankara ile sınırlı kalacak. İşte e-ticaretle bu durum aşılmış oluyor. Açacağınız e-ticaret sitesiyle tüm Türkiye’ye ve hatta tüm dünyaya ulaşabilir ürünlerinizi satabilirsiniz.

E-ticaretin avantajlarının yanında elbette dezavantajları da bulunmaktadır. E-Ticaretin dezavantajları nelerdir? yazısını okuyarak bu konuda bilgi sahibi olabilirsiniz.

Amortisman nasıl hesaplanır?

Herhangi bir maddenin üretimi yapıldığında, o maddenin aynı zamanda bir gün yıpranıp, aşınıp, eskiyeceğini de bilmemiz gerekir. İşletmeler baz alındığına bu maddeler işletmenin sahip olduğu tesisler, makineler, binalar vb. olabilir. Fransızca’dan dilimize geçen amortisman kelimesi yıpranan, yok olan şeylerden bahsetmek için kullanılan bir kelimedir.  Amortisman, duran varlıkların zaman içerisinde aşınma, yıpranma ya da eskime payı olarak tanımlanabilir. Herhangi bir işletmede hangi durumlarda Amortisman ayrılabilir? İşte bu soruya cevap bulmak amacıyla amortisman ayırma koşullarına detaylıca bakarsak:

Amortisman ayırma şartları:

İşletmeye ait olan herhangi bir mal minimum bir yıl kullanılabilir olmalı ki amortisman ayrılacaklar arasında sayılsın. Yani herhangi bir malın ömrü 1 yıldan azsa bu durumda amortisman ayrımı yapılmaz.

Amortismandaki temel mantık işletmenin 1 yıl gibi bir süreden daha fazla kullanacağı düşünülen ve bu süre sonunda aşınma, yıpranma gibi etkenlerle değer kaybına uğraması muhtemel olan mallardaki olası kayıpları maliyete eklemek yahut o senenin giderleri arasında bu aşınma bedelini göstermektir. Amortisman nasıl hesaplanır sorusuna cevap vermek için üç yöntem kullanılabilir.

Amortisman hesaplama yöntemleri:

1. Azalan bakiyeler yöntemi:

Bu yöntemde ilgili malın veya malların kullanıldığı zamanların ilk yılları için daha yüksek amortisman ayrılırken, ilgili malların kullanımının son yıllarına doğru daha az amortisman ayrılır. Bunun yapılmasındaki temel amaç herhangi bir malın ilk alındığı zamanlar daha verimli kullanılması ve üzerinden zaman geçtikçe kullanım veriminin düşmesidir. İşte bu sebepten ötürü ilgili mal ya da mallar kullanıldığı ilk yıllarda daha iyi hizmet sağlarken, son yıllara doğru sağladığı hizmet kötüleşmeye başlar.

Hesaplama: 

– Öncelikle amortisman oranı bulunur. Amortisman oranını bulmak için ilgili malın tahmin edilen ömrü 1’e bölünür. Yani varsayalım ki malın ömrü 10 yıl olarak ön görüldü bu durumda amortisman oranı 1/10=0.1 olarak bulunmuş olur.

– Bulmuş olduğunuz oran 2 ile çarpılır. Amortisman oranı 0.1 olduğuna göre: 0.1×2=0.2 olarak bulunur.

– Bu bulunan değerde her sene malın itfa edilmemiş değerine uygulanır. Yani işletmenin almış olduğu bir demirbaş 5000Tl değerindeyse bu durumda Yıllık amortisman tutarı: 5000 x %20 = 5000 x 0.2 = 1000TL olarak bulunmuş olur.

2. Normal Amortisman Yöntemi

Bu yöntemle ilgili malın maliyeti, malın tahmini ekonomik ömrüne bölünerek hesaplanır. Yani varsayalım ki herhangi bir taşınmaz işletmeye 15000TL’ye mal oldu ve ortalama ömrü 5 yıl olarak ön görüldü. Bu durumda yıllık amortisman tutarı (YAT):

Hesaplama:

– YAT = 15000 / 5 = 3000TL olarak yıllık amortisman tutarı bulunmuş olur.

3. Fevkalade Amortisman Yöntemi

Yangın, deprem vb. doğal afetlerin yaşanması durumunda maddi değerini belli ölçüde ya da tamamen kaybeden; fazla kullanımdan dolayı ciddi derecede yıpranmış olan mallara uygulanan amortisman hesaplama yöntemidir. Bu tarz bir durumun yaşanması durumunda önceden belirlenen bir amortisman oranı bulunmamaktadır. Bu tarz durumların yaşanması halinde ilgili İşletme Maliye Bakanlığı’na başvurur ve bakanlıktan Maliye Müfettişleri gelerek Amortisman hesaplamasını yapar.
Amortismanın gider olarak gösterilmesinden dolayı işletmeler için Amortisman vergi azaltıcı bir özelliğe sahiptir.

E-ticaretin dezavantajları nelerdir?

İnternet gün geçtikçe insan yaşamı için daha da önem kazanmakta, vazgeçilemez bir noktaya gelmektedir. Artık öyle ki elektrik ya da internet olmadığı zamanlarda insanlar ne yapacağını şaşırmakta ve vakit geçirecek herhangi bir şey bulamamaktadır. İnternetten üzerinden alışveriş, sohbet vb. hemen hemen her şey gerçekleştirilebilmektedir. Bu olanaklardan yararlanmak isteyen kişiler internet üzerinden e-ticaret yaparak para kazanmayı kendilerine hedef edinmiş ve doğru adımlar atanlarda bu işte başarılı olmuştur. E-ticaretten nasıl para kazanılır yazısını okuyarak bu işten nasıl para kazanılabileceği hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsiniz. Hali hazırda internet üzerinden birçok markalaşmış firma e-ticaret işini yapmaktadır. Bunlardan kimileri bu işte uzmanlaşmış, kimileri ise vasat bir durumdadır.

Sadece bilgisayarınızdan değil, telefonunuza indireceğiniz mobil uygulamalar ya da mobil web siteleri sayesinde de internetten alışveriş yapmanız mümkün. E-ticaretin belki de en güzel tarafı kişiye alışveriş anlamında hız kazandırmasıdır. Normalde evinizden çıkıp AVM’ye gidip gelmeniz 1-2 saat süre alacakken, cep telefonunuz, bilgisayarınız ya da tablet cihazınız sayesinde AVM adeta ayağınızda gelmiş  olacaktır. Elinizde internete bağlanan cihaz sayesinde dakikalar içerisinde alışverişinizi gerçekleştirmiş olursunuz. E-ticaret bu açılardan bakıldığında elbette oldukça avantajlı görünmektedir. Yalnız bu avantajlarının yanında e-ticaretin dezavantajları da bulunmaktadır. Şimdi detaylıca bunlara bakacak olursak:

 

E-ticaretin dezavantajları

1. E-ticarette direk satıcıyla yüz yüze konuşma, iletişim kurma olanağı henüz bulunmamaktadır. Bundan dolayı ürünü canlı görme, üzerinizde deneme ve oradaki kişilerden ürün isteme şansınız elbette bulunmamaktadır. İnternetten kıyafet, ayakkabı alacağınız zaman bu bir problem olarak karşınıza çıkmaktadır. Her ne kadar bedeniniz sabit olsa da kimi markaların bedenleri, kimi markalara göre farklılık gösterebilir. Yani sizin herhangi bir markada 36 beden giyiyor olmanız, diğer markada da 36 bedenin size olacağı anlamına gelmeyebilir. Bu tarz durumlarda olumsuz etkilenmemek için mutlaka ama mutlaka alışveriş yapacağınız e-ticaret sitesinin iade şartları öğrenmeli ve ona göre karar vermelisiniz.

2. E-ticaretin belki de en büyük dezavantajlarından biri sipariş ettiğiniz ürünün gelmesini beklemektir. Normalde mağazaya giderek ürünü anında satın alıp giyme, kullanma vb. şansı elde ederken, e-ticaret sitelerinden alışveriş yaptığınızda kargonun size ilgili ürünü ulaştırmasını beklemek zorundasınız.

3. E-ticaret sitelerinden alışveriş yaparken yaşayacağınız bir diğer dezavantaj güven sorunu olabilir. Kimi e-ticaret siteleri artık markalaştığı ve insanların tercih ettiği bir alışveriş sitesi olduğu için güven kazanmış durumdayken, kimi e-ticaret siteleri de henüz çok yeni olduğu için güven problemi taşımaktadır. Güven vermeyen siteler, sizin kredi kartı bilgilerinizi alabilir, kredi kartınızdan sizden habersiz para çekebilir. Satın aldığınızı düşündüğünüz ürünü size göndermeyebilir. Kredi kartı bilgilerinizi ele geçirilmesini önlemek adına PayPal ya da Sanal kart kullanabilirsiniz. PayPal Nasıl kullanılır? yazısını okuyarak bu konuda bilgi sahibi olabilirsiniz. Aynı şekilde Sanal kart nedir? yazısını okuyarak Sanal kart hakkında detaylı bilgiye erişebilirsiniz. Sitenin güvenilir olup olmadığını öğrenmek adına da internet üzerinden insanların o site hakkında bilgilerini paylaştığı yerleri okumalı ve bu fikirlere önem vermelisiniz.

4. AVM’ye ya da caddedeki herhangi bir mağazadan ürün aldığınız zaman, direk o mağazaya tekrardan giderek aldığınız ürünü hızlı bir şekilde değiştirebilir. Ancan e-ticaret sitelerinden aldığınız süreç bu kadar hızlı gelişmeyecektir. İlgili e-ticaret sitesinin müşteri hizmetlerini aradığınızda ürünü iade edemeyebilir ve telefonda cebelleşebilirsiniz.

Elbette bunca dezavantajın yanında E-ticaretin hem satıcıya hem alıcıya sağlamış olduğu avantajlarda vardır. Bu avantajlar hakkında bilgi edinmek için E-ticaretin avantajları nelerdir? yazısını okuyabilirsiniz.